top of page

Sosyolojinin kurucularından biri kadındı: Harriet Martineau

  • Berra Talaslı
  • 15 May
  • 6 dakikada okunur

Harriet Martineau, 12 Haziran 1802’de İngiltere’nin Norwich şehrinde varlıklı bir ailenin 6. çocuğu olarak dünyaya geldi. Fransız Huguenot kökenli Martineau ailesi, eğitime büyük değer veriyordu. Bu, Harriet ve kardeşlerinin eğitim görmesinin başlıca sebeplerinden biri oldu. Ailenin eğitime verdiği önem, sosyolojinin fikir kurucularından biri olacak Harriet Martineau’nun kendi yolunu çizmesinde büyük rol oynayacaktı.



Eğitim

Harriet Martineau, eğitimine evde başladı. Fransızca, Latince, matematik ve kompozisyon alanlarında eğitim gördükten sonra 9 yaşında okula kaydolarak eğitimini Shakespeare, siyasi ekonomi, felsefe ve tarih dersleri alarak geliştirdi. Sonrasında teyzesi ve amcasının yönettiği okula kaydolarak Latincesini geliştirip Yunanca ve İtalyanca öğrendi. Ömür boyu sürecek çalışmalarının bir parçası olan İncil çalışmalarına da burada başladı. Dönemi, kadınların üniversiteye gitmelerini yasakladığından kendini okumalarla geliştirecek, kendi eğitimini kendi sağlayacaktı.



İflas

Dönemindeki pek çok kadından farklı olarak eğitim gören Harriet Martineau’nun hayatı, babasının iflası ile başka bir yöne evrildi. 1800’lerde borsa ve bankacılık sektöründe yaşanan çöküş sebebi ile aile varlıklarını kaybetti. Çok kısa süre içinde babasını kaybeden Harriet, yalnızca bir yıl arayla nişanlısını da kaybetti. Eğitimliydi ama dönemi ona çok az kariyer seçeneği sunuyordu. O dönem orta sınıf kadınlar ya öğretmenlik ya mürebbiyelik yapardı ama Harriet çocukluğundan beri işitme sorunlarıyla mücadele ediyordu, dolayısıyla bu iki seçenek de onun için mümkün değildi. Bu yüzden Harriet sabahları dikiş yaparak para kazanmaya başladı, akşamları ise babası ve nişanlısı ölmeden önce yapmaya başladığı işini devam ettirdi: Yazmak.



Monthly Repository

Harriet için yazmak yeni değildi, babası ve nişanlısı ölmeden önce 1821’de Üniteryen bir dergi olan Monthly Repository için anonim olarak makaleler yazıyordu. Ailesi varlığını kaybettikten sonra Monthly Repository’e makalelerini satmaya devam etti. Düzenli yazıları onu popüler kıldı. Yazıları başarılı bulunuyordu, pek çok övgü aldı ve Üniteryen Derneği'nden üç deneme ödülüne layık görüldü.



“Life in the Wilds” ve “Illustrations of Political Economy”

Varlıklı ailesinin düşüşü Harriet’in farklı deneyimler kazanmasına sebep oldu. Daha sonra otobiyografisinde babasının iflas etmesinin başlarına gelmiş en iyi şey olduğunu, bu sayede var olmak yerine yaşamaya başladıklarını söyleyecekti. Ailesinin iflası ve iş piyasası onu ekonomik dinamiklerin etkileri hakkında yazmaya itti. Halkın bu dinamikleri öğrenmesini, anlamasını istiyordu. Bir dizi kısa öykü için yayınevlerine sunum yaptı, ilk öyküsü “Life in the Wilds” halkın ilgisini çekti, büyük bir başarı yakaladı. Ama asıl onu tanınmış bir figüre dönüştürecek öyküsü, “Illustrations of Political Economy” oldu. Bu başarısı, yayıncılık sektöründe ekonomi üzerine kısa öyküler için talebin artmasına sebep oldu. Harriet, 2 yıl boyunca düzenli aralıklarla yayınladığı öykülerle 22 kitaplık bir seri yazdı. Bu seri o kadar başarılıydı ki zamanın yazarı olan Charles Dickens’ın kitaplarından daha da çok sattı. Kısa süre içinde Harriet; Charles Dickens, Florence Nightingale, Charlotte Brontë, Charles Darwin gibi önemli figürlerin arasında, onlarla tanışıklık kuruyor ve en az onlar kadar önemli bir figür olma yolunda adımlar atıyordu.



“Society in America” ile Sosyolojik Eleştiri Yaklaşımı Öncüsü

Harriet’in başarısı tek bir seriye bağımlı kalmadı, süregelen yıllarda eserleriyle siyasi ekonomi alanına çok büyük katkılar sağladı; Britanya’da uzun süredir devam eden sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldıracak ekonomik reform dalgalarına destek toplanmasına yardımcı oldu. Amerika Birleşik Devletleri’ne olan ziyareti esnasında eski ABD Başkanı James Madison gibi ünlü birçok kişiyi ziyaret etti. Boston'da çok sayıda kölelik karşıtı ile görüştü ve kız çocuklarının eğitimi için ortaya çıkan okulları inceledi. Ziyaretlerinden esinlenerek Amerikan toplumu üzerine yazdı. Society in America (1837) adlı eseriyle Amerikan sosyal kurumlarına yönelik en erken sistematik ampirik çalışmalardan birini gerçekleştirdi. Siyasi yapıları, dini, aileyi, köleliği ve kadının toplumsal konumunu ele alarak Amerikan demokratik idealleri ile fiili sosyal pratikleri karşılaştırdı. Bir toplumun yalnızca resmi ilkeleriyle değil, bu ilkelerin gündelik yaşamda nasıl hayata geçirildiğiyle değerlendirilmesi gerektiğini savundu (Martineau, 1837/2002, akt. Graves, 2026). Bu anlamda Harriet Martineau, bugün sosyolojik eleştiri olarak adlandırdığımız yaklaşımın öncüsü oldu.



Female Industry

Harriet Martineau, Society in America (1837) adlı çalışmasında köleliğin ekonomik ve toplumsal sorunları dışında kadınların oy hakkına ilişkin de yazdı. 1859’da Edinburgh Review için yazdığı Female Industry makalesinde ise kadınların gittikçe emek piyasasında sayılarının arttığına dikkat çekti ve kadınların geleneksel olarak ev içerisinde yaptıkları ve erkekler tarafından zorlukları bilinmeyen pek çok işin kadınların geçimi için kullanılabileceğini, ve ileride de kaçınılmaz şekilde kullanılacağını ifade etti. (Martineau, 1859 akt. Sibel Erdoğan ve Bilge Deniz Çatak Aşkar, 2022)



Auguste Comte Çevirileri

Harriet Martineau’nun Comte çevirileri ise sonradan onun hakkında anılan tek şey olacaktı. Bu kadar araştırma ve çalışmanın yanında Harriet, Comte’un eserlerini çevirerek Comte’un düşüncelerinin İngiltere’de popülerleşmesine doğrudan katkı sağladı; böylece pozitivist felsefe daha geniş kitlelerle buluştu. Hatta iddialara göre Auguste Comte, çevirilerinden dolayı Harriet Martineau için şu sözleri sarf etmiş: "Adınız ismimle yan yana duracaktır; çünkü kuramlarımın temelini oluşturan tüm üretimler arasında varlığını sürdürecek yegane işi siz başardınız."


Harriet Martineau'nun kendi sosyolojik çalışmaları, Society in America ve How to Observe Morals and Manners, Comte'un eserlerinden yirmi yıl önceki bir dönemi kapsamasına rağmen günümüzde bile sosyolojinin kurucularından olması büyük oranda göz ardı edilmeye devam ediliyor. (Sibel Erdoğan ve Bilge Deniz Çatak Aşkar, 2022)



The Martyr Age of the United States

Harriet, ABD gezisinden sonra 1837 ile 1839 yılları arasında London & Westminster Review için kadın sorunları ve köleliğin kaldırılması hakkında makaleler yazdı. Westminster Review'da yayımlanan The Martyr Age of the United States (1839) adlı makalesiyle İngiliz okuyucuları Amerika'daki kölelik karşıtlarının mücadeleleriyle tanıştırdı. O dönem Britanya’da köleliğin kaldırılmasının üzerinden henüz sadece birkaç yıl geçmişti.



“How to Observe Morals and Manners” ile Nesnel Sosyal Gözlem İçin İlkeler

Harriet, metodolojik incelemesi How to Observe Morals and Manners (1838) ile nesnel sosyal gözlem için ilkeler ortaya koydu. İnsanlara ve aralarındaki ilişkilere dair bilgi üretmenin içerdiği epistemolojik zorluklar üzerinde durduğu eserini, Émile Durkheim'ın Sosyolojik Yöntemin Kuralları adlı eserinin yayımlanmasından yaklaşık 57 yıl önce yazdı. Araştırmacıların hem “ahlakı” (yani bir toplumun beyan edilen değerleri ve inançları) hem de “davranışları” (yani fiili uygulamaları) incelemeleri gerektiğinde ısrar etti. Ayrıca, marjinalleştirilmiş grupları (kadınları, köleleri ve yoksulları) incelemenin önemini vurguladı çünkü onların durumunun toplumun gerçek ahlaki durumunu ortaya koyduğuna inanıyordu. (Lengermann & Niebrugge, 2019, akt. Graves 2026)




Edebiyat

Harriet Martineau tüm bu başarılarının yanında kurgu da kaleme aldı. 1839’de üç ciltlik romanı Deerbrook'u yazdı. Bu yazdığı tek roman olmadı ama en başarılı bulunan olacak, Viktorya dönemi edebiyatı için en değerli eserlerden biri kabul edilecekti.


Harriet Martineau’nun edebiyat alanındaki çalışmaları da sosyolojiye olan katkıları gibi yeterli değeri görmüyor. “The Ecological Plot: How Stories Gave Rise to a Science” kitabının yazarı ve Allegheny College’da İngilizce Profesörü olan John MacNeill Miller, Harriet Martineau’yu edebiyat açısından şöyle tanımlıyor: Ekolojiyi, çevreciliği ve gerçekçi kurguyu öngören unutulmuş kadın romancı.


Martineau’nun olay örgülerinin onu çok şaşırttığını yazan Profesör Miller, Martineau'nun yapıtlarında tekinsiz bağlantı ağlarının toplumun sınırlarının ötesine geçtiğini, hikâyelerinde; beklenmedik yağış örüntüleri, ağaç kesimi, yeni ürünlerin ithal edilmesi ve altüst olan hayatlardan bahsettiğini ve bunun Martineau’nun yapıtını yalnızca toplumsal ya da sosyolojik değil, ekolojik yaptığını da söylüyor. Martineau'nun; insanların kaderini ve doğayı birbirine bağlayan ilişkilerini, bildiği herhangi bir romancıdan çok daha derin bir düşünceyle ele aldığından bahsediyor. Hikâyelerinin karmaşık türlerarası olay örgüsünde neredeyse hipnotik, bağımlılık yaratan bir niteliği olduğunu ve bu niteliğin, her novella'nın sonuna bahsettiği basit ahlaki ve ekonomik derslerin çok ötesine geçtiğini de düşünüyor.


Profesör John MacNeill Miller’e göre Martineau, insanın geniş çevresini öne çıkararak okuyucuların dikkatini, insanların çok daha büyük varlık ağlarına bağlandığı tüm yollara yöneltiyor. Bireysel ve toplumsal yaşamlarımızın, gezegenimizi bizimle paylaşan hayvan ve bitkilerin yaşamlarından o kadar da farklı olmadığını hatırlatıyor.

John MacNeill Miller’e göre bu, nesillerin tükenmekte olduğu bu çağda, hâlâ öğrenmemiz gereken bir ders.



Öncü Araştırmacı

Harriet Martineau, trajik bir iflas hikayesinden kendi yolunu çizen bir kadın; çalışmalarıyla sosyal reformu savunurken marjinalleştirilmiş grupları da unutmayan, çalışmalarında iktidardan dışlananlara hak ve fırsatlar sunmayı amaçlamış bir öncü, araştırmacı. Onun bu yönlü araştırmaları hem yapısal analizin hem de sosyal çatışma eleştirisinin yönlerinin önceden aydınlanmasını sağladı. Sosyolojiyi tarafsız bilimsel gözleme indirgemedi. Bunun yerine, ahlak felsefesini (yani Etik), siyasi ekonomiyi ve sosyal reformu, sosyal yaşamı anlamaya yönelik kapsamlı bir yaklaşıma entegre etti. (Graves, 2026) Yazılarında tutarlı bir sosyolojik yaklaşım geliştirdi ve şimdi bilinen şekliyle sosyoloji disiplininin ilk aşamalarında bile bugün geçerliliğini koruyan merkezi sosyolojik kavramları üretti. (Arni ve Müller, 2004, s. 72 akt. Sibel Erdoğan ve Bilge Deniz Çatak Aşkar, 2022 ).


Sosyoloji alanında pek çok “ilk”e imza atmış, pek çok çalışma yürütmüş ve alanında öncü olmuş Harriet Martineau’nun adı neredeyse hiçbir yerde geçmiyor. Kendisi hakkında pek az araştırma, pek az yazı var. Sosyoloji için önemi bugün hala konuşulmuyor, erkek bilimcilerin adları öne çıkarılıyor. Edebiyattaki başarısı, bir dönem kitaplarının çok bilindik Charles Dickens’tan fazla satması kimse tarafından bilinmiyor. Oysa kadınlar konuşulmalı, öğretilmeli ve bu bir tercih değil, sorumluluk olmalı.


Harriet Martineau, sosyolojinin kurucularından biridir ve çalışmalarıyla pek çok öncülüğe imza atmıştır. Kendisi bir araştırmacı, bir bilim insanıdır, bir edebiyatçıdır; hem kurgu hem kurgu dışı yazmıştır. Çalışmaları hala günümüze öncülük etmektedir.




Berra Talaslı


Kaynakça:

Yorumlar


Kültür ve Sanatı Keşfedin

Güncellemelerden haberdar olun

 

© Powered and secured by Wix

 

bottom of page